PROJELERİMİZ

Hlptoken, uluslararası güvenlik ve acil durum kriz yönetimi alanında uzmanlaşmış bir şirkettir. İnsanlık için önemli olan konularda hizmet vermekte ve insani yardım, ekonomi ve acil durum barınma gibi alanlarda çözümler sunmaktadır.

"DOME" Afet ve göçmen acil durum barınma projesi,

PROJE DOME;

Dome, kelime anlamı itibariyle ( Türkçe KUBBE ) Yapı örtüsü, yapı korunağı, yarım ay şeklinde çatı yapısı anlamına gelir. Özetle KUBBE bir korunaktır.

Projemizi aktarırken korunma ihtiyacını tüm sosyolojik yönleriyle, toplumsal katmanların kesiştiği noktalarda olumlu, olumsuz etkileriyle, risk faktörlerini, güvenlik kavramının tesis edilerek sürekliliğinin sağlanması önermelerimizi değerlendirmenize sunacağız.

AMAÇ;

Yerinden Edilmiş İnsanlar Gerçeği,

2024 yılı verilerine göre 148.3 milyon insan doğal afetler, iklim değişikliği ve etkileri ( kıtlık, susuzluk ), terörizm ve etkileri, iç savaş, savaş, yüksek yaşam standartlarına ve insan onuruna yaraşır hayat sürmek arzusu ve daha bir çok nedenle yerinden edilmiş yada tercihini göç etmek seçeneğinden yana kullanarak isteyerek/zorunda kalarak göç etmiştir.

Dome bir kavramsal projedir. Düzensiz göç kavramının bütüncül bir kavrayışla neden olduğu tüm olumsuzlukların tek bir başlık altında fakat her bir sorunun karşılığına denk düşen çözüm önerileri ve uygulama yöntemlerine DOME diyoruz.

Tabanda kültürel farklılıkları hatta zıtlıkları olan insan kümelerinin aynı coğrafi sınırlar içinde ev sahibi ülkede birlikte daha iyi bir gelecek inşa etme projesidir. Dome dünya üzerinde bu amaç için geliştirilmiş en etkin ve gerçekçi tek projedir.

Düzensiz Göç büyük bir sorundur. Bu büyük sorun doğru yönetilir ise büyük bir fırsata dönüşebilir. Mevcut krizin büyük bir fırsata dönüşmesi Dome ile mümkündür.

Bugüne kadar uygulanmış projeler bütüncül olmaktan çok lokal veya karakteristik sorunların iyileştirilmesi için maalesef yüzeysel projeler olarak kalmıştır.

Barındırma sorunu,

Bugüne kadar düzensiz göçmenlerin veya afet mağdurlarının ( BM terminolojine göre "yerinden edilmiş insanların" ) barındırılmasında iki yöntem kullanılmaktadır. Çadır ve Konteyner yaygın ve tek yöntem olarak benimsenmiştir. Her ikisinin de yararları yanı sıra dezavantajları bilinmektedir.

"DOME" 3. BİR YÖNTEMDİR VE TÜM BARINDIRMA YÖNTEMLERİNDEN FARKLIDIR !

Düşük maliyet,

İklim koşullarından etkilenmeme,

Mahremiyet, 

Dezavantajlı grupların önceliğine hitap etmesi başta olmak üzere maliyet açısından da son derece makuldür. 

Nakliyesi, kurulum ve kullanım kolaylığına kadar her detay en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve ona göre tasarlanmıştır.


Yerinden edilmiş insanlar, Maslov'un ihtiyaçlar hiyerarşisi;

Yaşam hakkı kutsaldır. Demokrasisi güçlü ülkelerde bu hak devlet güvencesinde ve anayasal olarak garanti altındadır. Ancak geri kalmış ülkelerde bu anayasal güvenceden bahsetmek mümkün olmamaktadır.

Medeni ülkeler kadınları, çocukları ve engellileri öncelikli topluluklar olarak görür ve pozitif ayrıcalık tanır. Maalesef bazı ülkelerde bu topluluklar hak ettikleri ayrıcalıklara sahip olmadıkları gibi sıradan bir hayat dahi süremezler. Var olmak için seçenek üretmek zorunda kalırlar.

Bu konu sosyologların ve toplum bilimcilerin uzmanlık sahasıdır. Biz uzmanlarının tespit ettiği başlıklardan bir kesit sunduk. Bu bile nedensellik açısından anlaşılabilir bir durumdur.

Maslov ihtiyaçlar hiyerarşisi;

1. Fizyolojik gereksinimler (nefes alma, besin, yemek, su, cinsellik, uyku, sağlıklı metabolizma, boşaltım)

2. Güvenlik gereksinimi (barınma, beden, iş, kaynak, ahlak, aile, sağlık ve mülkiyet güvenliği)

3. Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel mahremiyet)

4. Saygınlık gereksinimi (özsaygı, özgüven, başarı, başkalarına saygı duymak, başkaları tarafından saygı duyulmak)

5. Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdemli, yaratıcı, içten, problem çözücü, önyargısız ve hakikatleri kabul eder olmak)

DOME Nasıl ve Nerede Uygulanır;

Birinci aşama ( fon yönetimi ),

Düzensiz Göç ile ilgili bugüne kadar çokça rota paylaşılmıştır. Bu rotalar tek bir ilkeyi işaret eder. Göç, az gelişmiş veya geri kalmış ülkelerden "gelişmiş" ülkelere doğrudur. O nedenle DOME göç mağduru tüm gelişmiş ülkelerde uygulanır.

DOME Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler IOM Uluslararası Göç Örgütü, Avrupa Birliği İnsani Yardım Organizasyonu, Avrupa Kalkınma Ajansı ve Devletlerce tanınmış tüm yardım dernekleri ile vakıf fonlarından faydalanır.148.3 milyon düzensiz göçmen için BM ( UN ) tarafından ayırılan fon yaklaşık 145 milyar dolardır. Bu rakama düzensiz göçmenlere ev sahipliği yapan ülkelerin ( geneli AB topluluğu ve Avrupa kıtasına komşu ülkeler ) ayırdığı pay dahil değildir. Düzensiz göç ile mücadele için harcanan paranın küresel boyutu tam olarak bilinmemektedir. Yine de toplam fon değerinin 300 milyar doları geçtiği tahmin edilmektedir.

Kuruluş fonu sağlanan DOME kısa sürede barınma, gıda ve günlük hayatı sürdürme gibi ana sorunları en verimli ve makul giderlerle çözerek ikinci safhaya geçer.

Önemle vurgulamak gerekir ki birinci safhada;

Barınma

İaşe

İdame sorunları tamamen çözülür. Sistemin önceliği dezavantajlı gruplar olarak tanımlanan kadın, çocuk ve engelli bireylerin kendilerini güvende hissetmesi temelinden hareket eder.

İkinci aşama Göçmenlerin rehabilitasyonu ve entegrasyonu süreci,

Dünya kendi haline bırakılmış olsa dahi insanlık tarihi boyunca çok kereler şahit olduğu gibi Doğu'dan Batı'ya bir göç hep olacaktır. Dünyayı bir kenara bırakınız ülkeler içinde bile sürekli bir göçten bahsetmek yanlış bir tespit olmaz. Bu az gelişmiş ülkelerde hayatın gerçeklerinden biridir. Ülkeler içinde dahi Doğudan Batıya bir göç hep vardır. Bazen bu durum Kuzeyden Güneye olur ama sonuç değişmez.

Ülkeler içinde yaşanan göç dahi ciddi bir sorundur. Sosyolojik, etnik, dini ( mezhebi ) ve ekonomik farklılıklar aynı coğrafyada yaşayan insanlar için dahi ciddi bir çatışma nedenidir. Aynı dili konuşuyor olmaları uzlaşı kültürü zemininde bir arada ve huzur içinde yaşayacakları anlamına gelmez.

Kıtalar arası, deniz aşırı, ülkeden ülkeye göçlerde bu sorunlar normalin çok üstünde büyük bir çatışmanın kaynağı olabilir. REHABİLİTASYON ve ENTEGRASYON süreci burada devreye girer ve Krizi Fırsata dönüştürür.

KRİZİN İÇİNDEKİ FIRSAT;

Avrupa gelişmiş ve medeni insan profiline sahip bir coğrafyadır. Bu gelişmişliğin bazı yan etkileri mevcuttur. Bireyci ve bazen aşırı özgürlükçü yaşam tarzı, insanları sorumluluk almaktan uzaklaştırır. Neslin devamı için üremek esastır. Üreme yani çocuk sahibi olma çok ciddi bir sorumluluktur. Bazı hallerde özgürlükçü yaşamın önündeki en büyük engel olarak da görülür. Ülke nüfuslarının hızla küçülmesi ve yaşlanması için başka bir neden aramaya gerek yoktur.

Düzensiz göçle birlikte henüz toplumsal, kültürel, hukuksal ve entelektüel entegrasyonu yapılmamış taze kandan söz etmek mümkündür. Bu taze kanın konuk oldukları ülke dinamiklerine çok ciddi katkı sağlayacağı gerçeği reddedilemez. Ancak rehabilite ve entegre edilmeleri şarttır.

Afet ve Yerinden edilmiş insanlar için istikrarlı çözümler,

PROJE DOME;

Rehabilitasyon Süreci,

Göçmenlerin göç ettikleri coğrafyada yaşadıkları nedeniyle maruz kaldıkları travmaların onarılması süreci.

Basit örneklerle savaş ve iç savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan iki ayrı ülkenin insanlarından yola çıkılabilir. Ukrayna eski bir SSCB ülkesidir. Otoriteye içten içe karşı koyma isteği hep vardır. Otoritenin zayıfladığı anlarda bu istek dışa yansır. Var oluşsal bir kümelenme suç örgütü kurmak ve lokal hükümranlık noktasına kadar gidebilir. Uyum içinde yaşamın anahtarı bu insanların geçmişin olumsuzluklarını o coğrafyada bırakmalarını sağlamaktan geçer.

Suriye'den, Orta Asya'dan gelenler için durum daha umutsuz ancak düzeltilemez değildir. Keza Afrika'dan gelenler içinde durum bundan farklı değildir. İç savaşın tarafı olmak istemedikleri için kaçmak zorunda kalmışlardır. Koşulların görece düzeldiği ve artık ülkelerine dönebileceklerini ummak aşırı iyimser bir tavır olur. Kaçtıkları ülkede ne yenilen ne de yenen taraf için savaşmamışlar dolayısıyla eğer bir edinim var ise o edinim için çaba sarf etmemişlerdir. Ülkelerinin değişen yönetiminin onları sıcak karşılamayacağını gayet iyi bilmektedirler. Ülkelerinin gelecek kurgusunda yerleri olmadığı gibi can güvenlikleri de yoktur. Rehabilite edilmeleri bu nedenle önemli ve acildir. Bir an önce uyum eşiğini aşmalıdırlar.

Entegrasyon Süreci,

Göçmenlerin mülteci statüsü verilmeden önce toplumsal dengeleme ve uyumu sürecidir.

Dil eğitimi

Kişisel gelişim programları

Meslek edindirme programları

İşgücü nitelikli personel keşfi ve iş güvenliği programı

Hijyen edindirme

Kadın sağlığı ve gelişimi programı

Çocuk sağlığı ve gelişimi programı

Toplumsal yaşam ilkeleri

Hukuk ve kanun tanımı ve uygulanması programı

İnanç ve yaşam tarzı özgürlüğü tanımı

Üretkenliğin tanımı, yetenek keşfi ve destek programları

Toplumsal uyum simülasyon programları ve tepki ölçümü gibi programlarla göç eden kümelerle yerleşik kümelerin kaynaşması mümkün olacaktır. İnsan onuruna yakışır şekilde yaşama isteği ve bu amaçla önlerine çıkan bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirecekleri gerçeği Proje DOME için en büyük dayanaktır.

Entegrasyon sürecini değerlendirmek istemeyen bireyler doğal eleme sürecini başarıyla tamamlamış sayılacaktır. İnsanlık onlara çok büyük bir fırsat sunmuştur ancak onlar bunu reddetmiş olacaklardır. Onlar bir seçim yapmış, bu seçimin sonuçlarını da göze almış sayılmalıdır.

Biraz daha detaylı bir dille;

Proje süresince ve sonucunda;

Geçici Konaklama Merkezlerinde Göçmenlerin Uyum Süreci

Proje süresince ve sonucunda gerçekleştirilecek entegrasyon programları kapsamında aşağıdaki faaliyetler yürütülecektir:

1. Dil Eğitim Programları:

- Göçmenlere yönelik dil sınıflarının oluşturulması ve dil öğrenim süreçlerinin desteklenmesi.

2. Sağlık Hizmetleri:

- Göçmenlerin sağlık taramalarının düzenli olarak yapılması.

- Sağlıklı cinsel yaşam hakkında bilgilendirme.

- Doğum kontrolü ve tek eşlilik konularında eğitimler.

3. Toplumsal Entegrasyon ve Eğitim:

- Toplumsal yaşam normlarının kazandırılması.

- Kanun ve yasaların toplumsal yaşamı düzenleyici etkisi hakkında bilgilendirme.

- Suç ve suç unsurları hakkında farkındalık oluşturma.

- Cinsiyet ve cinsellikle ilgili temel bilgilendirme.

- Kadın hakları üzerine bilgilendirme ve eğitimler.

-Doğum kontrolü (prezervatif-kader çelişkisi)

- Çocuk istismarını önleme konularında bilinçlendirme.

- Medeni yaşam standartları hakkında bilgilendirme.

4. Sosyolojik Uyum Programları:

- Sosyolojik uyum simülasyonları ve deneyimleme programları düzenlenmesi.

- Uyum sağlayamayan göçmenlerin deport edilmesi veya başka bir merkezde konaklatılması.

Uyum sürecinin doğru dengede gitmesi öncelikle bir denklik oluşturulmasıyla mümkündür.

Göçün önlenmesi amacıyla tüm AB ülkeleri için "DİJİTAL SINIR"

PROJE DOME;

SINIR GÜVENLİĞİ,

Sınır güvenliği ve Masum, mağdur düzensiz göçmen topluluklarının manipüle edilmesi, Muhtemel risklerin analizi;

Bilinen bir gerçeği tekrar tespit ederek ilerlemeliyiz. 20 yy'da savaşların şekli asimetriktir, mecbur kalındığında ülkeler arası cephe savaşına dönüşmektedir.

Düşman bir ülkeyi veya ülkeler topluluğunu asimetrik savaş yöntemleriyle istikrarsızlaştırarak zayıf düşürmek ve işlevsizleştirmek "hasım" devlet için maddi manevi kaybı en düşük harp yöntemidir.

Uzun bir süre farklı ideolojik temeller kullanılarak uygulanan bu yöntem gün geçtikçe çeşitlenmiş, metot olarak zenginleşmiştir.

20 yy başlarında "Renkli devrimler", Paris banliyölerinde başlayan Vandalizm, iş Ortadoğu ülkelerine geldiğinde ise kanlı isyanlar olarak kendini göstermiştir. Buradaki ana tema yöntemlerin coğrafi karakteristiğidir. Batı toplum müzik enstrümanları eşliğinde şarkılar söyleyerek protestolarını yaparken, coğrafya değiştiğinde kendi özgü silahlı eylem niteliğine hızla bürünebilmektedir.

Gün geçtikçe başka yöntemler keşfedildiği açıktır.

Bize göre zaman içinde kendi dengelerini oluşturmuş, 80 yıldır kendince huzuru yakalamış bir ülkeler topluluğu, yavaş yavaş bu sürecin sonuna gelmektedir.

1991'de olanlar çalkantı gibi görünse de aslında gelişim için atılan adımlardır. Bu süreçte bitmiş konu iki süper gücün çatışmasının hangi ülkelerle sınırlı kalacağı ya da daha ne kadar yayılacağı sorusuna cevap aramaya gelmiştir. İşte tam bu noktada yeni yöntem sahneye konmuştur.

En başta vurgusunu yaptığımız metafor doğrultusunda, asimetrik savaş yöntemlerinin çeşitlenmesi, insanların entelektüel ve kültürel seviyelerinin coğrafyasına has olduğu gibi tespitleri bir araya getirdiğinizde "düzensiz göçün" bir asimetrik savaş yöntemi olarak kanıksandığını da içselleştirmeli ve ona göre konumlanmanız gerektiği günün en net gerçeğidir.

Bu konumlanmanın içinde aşağıdaki yöntem eşyanın doğasına aykırılığın en net göstergesidir. Tarafların hem maksadı hem de doğası birbirine ancak bu kadar zıt olabilir.

Bu durum hayatı algılama ve varoluşsal mücadelenin de kimliğini ve kendine özgülüğünü tespit eder.

Asimetrik savaş yöntemlerine dahil edildiğini düşündüğümüz "düzensiz göç" yönteminin barındırdığı riskler açısından incelmesi ve önlem alınması gereği vardır.

SINIR GÜVENLİĞİ,

Varoluş mücadelesi ve hakimiyet alanlarının korunması;

İnsanlığın başından beri savaşlar hep olmuştur. İnsan, düşmanını uzakta durdurmanın yollarını arayarak bu günkü savunma sanayii seviyesine ulaşmıştır. İlk başlarda eline bir uzun sopa alarak uzakta durdurmayı deneyen insan, sonrasında o sopanın ucuna taş bağlamış zamanla o taşı yontarak sivriltmiş sonrasında da onu fırlatmanın yollarını aramıştır.

Tehdit ve tehdidi uzakta durdurma yöntemleri,

1 ve 2. Dünya Savaşlarında savaş başka kıtalarda başlasa bile Afrika payına düşeni almıştır. Gün itibariyle Afrika başlı başına büyük bir gerilimin merkezi haline gelmiştir.

Cenevre Sözleşmesi'ne göre insan kaçakçılığı küresel bir suçtur. Denizlerin bu amaç için kullanılmasının önüne geçmek tüm ulusların görevidir. Neden yeterince mücadele edilmediği asıl sorudur.

Dünyanın büyük bir savaşa hazırlandığı açık bir gerçektir. Akdeniz kıyısı ülkeler kısıtlı güçlerini ve kuvvet kaynaklarını tasarruflu kullanmak durumundadır. BM-Uluslararası Denizcilik Örgütü ve örgütün yayınladığı ISPC CODE protokolü "Tehlikeli Denizler" tarifini yapmıştır. Bu bağlamda "uluslararası özel güvenlik" şirketlerinin gemi ve liman güvenliğine katkı koymasının yolunu açmıştır. Bu katkı uluslararası suları da kapsar. Şirketimiz bu konuda deneyim sahibidir. Önermelerin en başında belirttiğimiz düzensiz göçün önlenmesi konusuna, bu paragraf bir başka perspektif oluşturacaktır.

Düzensiz göç ile mücadele edilecek ise daha fazla geç olmamalı, şimdi başlanmalıdır. Sonrası daha büyük yıkıcı dalgalara gebedir.

Projenin sağlıklı ilerleyişi, eşzamanlı iki aşamadan oluşur.

1-Düzensiz göçün önlenmesi ve sınır güvenliği

2-Bu tarihe kadar sınır aşarak giriş yapan düzensiz göçmenlerin entegrasyonu.

1-Düzensiz göçün önlenmesi,

Kıtalar arası göç rotası neredeyse herkesin bildiği bir haritadır. Küresel mücadelenin yapılabilmesi birçok denkleme tabidir. Ancak özellikle AB ülkeleri sınır geçişkenliğinin topluluğa üye olmanın doğası gereği olduğunu tespitle düzensiz göçmenlerin rahatlıkla dağılabildiği bir coğrafyadır. Bu noktada ülkelerin güvenliği öncelikle sınırlarından başlar.

Ülkenize girmeye çalışan göçmenlerin sınır hattında tespit edilmesi, toplama merkezlerine götürülmesi ilk etapta uygulanması gereken en acil yöntemdir. Böylelikle bir kontrol sistemi ve önleme mekanizması başlatılmış olacaktır.

EU topluluk sınırları deniz ve kara sınırları olacak şekilde dağılmıştır. Ayrıca topluluğa üye her ülkenin kara veya deniz sınırları da ayrıca etüt edilmelidir.

Deniz Güvenliği,

DENİZ GÜVENLİĞİ;

Akdeniz kıyı güvenliği,

Avrupa Kıtasının deniz sınırlarının girdilere en açık kısmı Cebel ül Tarık boğazından itibaren boğazın doğusunda kalan Akdeniz kıyıları ve Adriyatik denizi kıyılarıdır. Ege denizi iki kıyısında mevcut ülkelerin hem birbirlerini hem de sahayı kontrol etme iştahları nedeniyle ve anlaşmalar doğrultusunda kısmen güvenlidir.

İnsan Kaçakçılığının ve düzensiz göçün önlenebilmesi için bir dönem Yemen-Somali arasında 1800 km kıyı şeridine sahip Aden Körfezi'nde deniz korsanlığının ( BM'ye göre terör eylemleri sayılmıştır çünkü gemileri kaçırarak salıverilmesi karşılığında talep edilen fidye bedelleri el kaide ve eş şebap terör örgütleri arasında bölüşülür ) önlenmesi için enine 9'a, boylamasına 2'ye bölünen körfezin her bir parseline koalisyon savaş gemisi koymak olmuştur.

Sorun şudur ki savaş gemilerinin tonajı manevra kabiliyetlerini sınırlamış 5 mil yakınlarında cereyan eden kaçırma eylemine müdahale edemez hale getirmiştir. Uçar birlik operasyonu yapmak pek olası değildir. 3 dakikada gemiye yetişmek lazımdır. Lakin her şey üç dakika içinde bitmektedir.

Bu nedenle Birlemiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü müktesebatları ve dahi Cenevre Sözleşmesi Uluslararası sularda insan kaçakçılığının önlenmesi hususları çok açıktır.

Silias Security deniz üzeri düzensiz göç rotasına hat boyunca uygun konuş sistemleriyle dizilerek Ana istasyonlar ve ulak sistemleri kullanarak deniz sınırlarının güvenliğini sağlayacak güçtedir. Şirketim 2011 yılında bu sebeple kurulmuştur.

İHA ( İnsansız hava aracı ) ve İDA'ların ( İnsansız deniz aracı ) etkin kullanılacağı bu çalışmanın bugüne kadar her yıl denizde göç ile mücadele için ayırılan 27 milyar euroluk fondan tasarruf edeceği gibi çok daha etkin mücadele edeceği açıktır.

Birileri kuvvet arttırarak sistemi desteklemeye çalışırken Silias Security Inc. tüm deniz gücünü bu kaçakçılıkla mücadele için kullanacaktır. Aden Körfezi deneyimimiz Akdeniz'de yaşanana kıyasla daha vahimdir. Onun üstesinden gelmiş olmak bu denizleri hızla güvenli hale getireceğimizin işaretidir.

Deniz Sınırları projesi kara destek unsurlarını da kapsar. Uluslararası sularda toplanılan veya kurtarılan göçmenlerin akıbeti topluluğu oluşturan devletlerce taahhüt edilmelidir. Silias Security Inc uluslararası hukuka ve BM hükümlerine tam olarak bağlıdır. Hukuka bağlılığının göstergesi olarak şirket kendisini BM'ye kaydettirmiştir.

Önerimiz toplanılan veya kurtarılan göçmenlerin "Mavna Dome Kentler'de " kıyı açığında barındırılması akabinde rehabilite ve entegrasyon sürecine tabi tutulmalarıdır. Deniz güvenliği çalışmasının tüm detayları vakti geldiğinde açıklanacaktır.

Benzersiz donanımlı "Yangın Söndürme Aracı"

HLP ( Human Life Project ),

İnsanlığı tehdit eden her felaketle mücadele etmekte kararlıdır.

Yangınla mücadele aracı;
Orman yangınlarında iki etkin yöntem var. Havadan ve karadan olmak üzere, püskürtme ve salma. Suyun kara araçları vasıtasıyla yangın bölgesine püskürtülmesi, hava araçları yoluyla da salınması.
Kara araçları kısıtlılıkları;
İkmal
Karşı rüzgar
Erişim ( yangın odak bölgesine )
Sınırlı kaynaklar
Hava kalitesinin olumsuz etkileri… konunun tam ehilleri bu tespitleri mutlaka çoğaltacaktır.
Hava araçları kısıtlılıkları;
Yaklaşmayı zorlaştıran arazi yapısı
Şiddetli rüzgar
İkmal mesafesi
Gündüz/gece uçuş koşulları
Maddi yük
Kısıtlı enstrümanlar… bu başlıklar da tam ehiller tarafından irdelendiğinde çok daha farklı zorluklarla karşılaşmak mümkün.
Tasarımını gördüğünüz araç insanlı ve insansız iki model.
Yangınla mücadele yöntemi ise yukarıda sıralı iki yöntemin dışında !.
Avantajları karadan ve havadan yapılan müdahalelerde karşılaşılan tüm kısıtlılıkları eleyecek şekilde tasarlanmasında gizli.
Yangın merkezine karadan müdahale esnasında su tabancası etki mesafesi kadar yaklaşmaktan kurtaran bu aracın/araçların 300 metreden müdahale edebileceği düşünüldüğünde, bu müdahaleyi gece koşullarında da aksamadan sürdürebileceği de eklendiğinde sonuçlarını tahmin etmek zor olmasa gerektir. 

HLP Savunma Sanayi Projeleri,

Günümüz dünyasında iki tür insan var;

İyiler ve Kötüler

HLP kötülerle mücadelede İyi insanların elini güçlendirecek, hibrit savaş yöntemlerinin üstesinden gelecek "savunma sanayi" projelerinin de sahibidir.

Savunma Sanayi Projeleri;

-Qzgun;
2018-2021 arasında patentleme süreci ( 152 ülke ) tamamlanmış "Ateşli silah yeni nişan sistemi"
Reaksiyon atışı için kolluğun ve askerin suçla mücadelede etkin olabilmesini sağlayacak bir yarı optik/mekanik atış sistemi. Gez olmayışı, arpacık ortasında pencere oluşu önemli farklarıydı…
İki tabanca üreten firma ve bir de shotgun üreticisi ( abd ) şirket tarafından taklit edildi.
-Drone killer;
Drone katili bir mermi modeli. Tabanca ve piyade tüfeklerinin şarjörüne doldurularak tek veya seri ateşlenebiliyor. 2024 sonunda patent başvurusu ( Wipo/Pct İsviçre ) yapıldı. 2025 Ekim ayında kabul raporu geldi.
Drone katili mermi yanı sıra üç tip mermi modellemesi de projeye dahildir. Kapsamı geniş tutuldu.
-CEBE;
Cebe bir hücum yeleği. Normalde hücum yelekleri iki işlevlidir. Cebe ise 4. Plaka ve cepler taşımanın yanı sıra iki hayati özelliğe sahiptir. Ayrıca iki yardımcı özelliği sayesinde piyadenin arazi koşullarında rahat etmesine olanak verir.
-Puma Turnike;
Atardamar yaralanmalarında kanamanın durması için 120 PSI'lık bir basınç gerekir. Puma bu baskıyı yara merkezine yapar.
-Here ( burada )
Dron, pusu, sızma gibi düşman aktivitelerini olumsuz iklim koşullarında görmeyen/göremeyen sistemlere alternatif olarak geliştirilmiştir.
-Bigfish;
Sualtı ( insanlı/ insansız ) sızma sabotaj gibi düşman aktivitelerini tespit için geliştirilmiş bir inovasyon eseridir.
-Eşek arısı;
Bomba atma sistemleriyle donatılmış dronlara yeni boyut kazandırır. Tabanca ve makinalı tabanca ayrıca dronun "it dalaşı" yaparak hava hava muharebesine dahil olabilmesi için başkaca bir donanım takılmasına son derece düşük maliyetle imkan veren bir sistemdir.
Muharebe yarı çapı doğru etüt edildiğinde bir de meskun mahal koşulları eklendiğinde bir drona ağır makinalı tüfek takarak platformun kendisini hedef haline getirmek akıllıca olmasa gerektir. Drone killer projesi içinde mevcut özel tip bir başka mermi bu maksatla tasarlanmıştır.
-TDS ( Tank Defence System);
Fesleğen ortamdan sivrisinekleri uzak tutar. Bu sistem tank ve benzeri ağır silahlara monte ederek dron saldırılarına karşı etkin mücadele olanağı sağlar. Proje Here ile birlikte çalışır.
-Wolf Pack ( Kurt Sürüsü );
Özellikle tankların hızla dronlar ve mayınlar tarafından etkisiz hale getirilmesi. Her birinin ortalama maliyetinin 8-12 milyon doları bulması, bu savaş makinasının alternatifi üzerinde çalışmayı zorunlu hale getirmiştir. Bir tankın görevini fazlasıyla yapabilecek bu araç savaş bölgelerinin kurt sürüsüdür !.